Akne Neden Oluşur? Nasıl Tedavi Edilir?

GÜVEN SAĞLIK GRUBU

Paylaş:

Akne Neden Oluşur? Nasıl Tedavi Edilir?

Genellikle ergenlik döneminde başlayan akne sorunu, daha çok ergenlikte kalmasına rağmen cinsiyet fark etmeksizin her yaş grubunda görülebilir. Sebase (yağ) bezlerin aktivitesi, propionibacterium acnes bakterisi, deride iltihaplanma, genetik faktörler, hormonlar ve yaşam şekli gibi birçok faktör aknenin oluşumunda etkilidir. Aknenin şiddeti, tutulum yeri, hastanın yaşı, akne izinin olup olmaması akne tedavisini belirleyen etmenlerdendir. Aknenin tedavi edilmemesi ise kalıcı izlere neden olarak özgüven eksikliğine yol açabilir. Tedavinin kişiye özel olduğu ve düzenli kontrol gerektirdiği unutulmamalıdır.

Güven Hastanesi Dermatoloji Bölümünden Prof. Dr. Ercan Arca, akne hakkında merak edilenlerle ilgili bilgi verdi.

Akne Neden Oluşur? Nasıl Tedavi Edilir?

İçindekiler

Akne nedir?

Sivilce veya ergenlik sivilcesi olarak da tanımlanan akne; pilosebase yapıların kronik, iltihabi ve çok faktörlü bir deri hastalığıdır.

Akneye özellikle yüzde, omuzlarda, sırtın üst kısmında ve dekolte bölgesinde rastlanmaktadır. Nadiren, yüz tutulumu olmaksızın sadece gövde de görülebilmektedir. Çoğunlukla ergenlik döneminde başlamakta ve 13-18 yaşındaki ergenlerin yaklaşık yüzde 80-85'i sivilceden etkilenmektedir. Ancak birçok olguda sivilce, herhangi bir yaş grubunda başlayabildiği gibi yetişkinliğe kadar da devam edebilmektedir.

Akne;

  • Tüm insanlarda yaşam boyunca çok veya az fark etmeksizin ortaya çıkabilir,
  • Ergenliğe girilen 12-14 yaş aralığından başlayarak yaşam boyu akne lezyonları görülebilir,
  • Kadınlarda hormonal değişikliklerden kaynaklı ortaya çıkabilir,
  • Genetik geçmişinde akne problemi olan kişilerin akneye maruz kalma olasılığı yüksektir.

Aknenin belirtileri nelerdir?

  • Sebore (yağlanma artışı),
  • Genişlemiş gözenekler,
  • İltihaplı olmayan komedonlar,
  • Deride yüzeysel iltihaplı papül ve püstüller (lezyonlar),
  • Derin iltihaplı nodül, kist ve apselerle belirti göstermektedir.

Akne iyileşme sürecinde deride skar (iz) bırakmaktadır. Skar gelişimi lezyonların şiddetinden ve hastanın yaşından bağımsız olarak gelişebilmektedir. Sıklıkla “skar” olarak adlandırılan yara izleriyle iyileşen akne,

  • Yüzde 99 yüz,
  • Yüzde 60 sırt,
  • Yüzde 15 gövde ve omuzlara yerleşmektedir.

Klinik olarak aknenin öncelikle sebum (yağ bezlerinin meydana getirdiği salgı) artışıyla belirti göstermesi deri yüzeyinin aşırı yağlı görünmesine neden olmaktadır. Pilosebase yapıların deriye açıldıkları kanal ağızlarının genişlemesiyle deride, portakal kabuğu gibi gözenekler oluşmaktadır. Pilosebase yapıda kanalın tıkanması sonucunda mikrokomedonlar gelişmektedir. Deri yüzeyinde yapılan klinik muayenede fark edilemeyen mikrokomedonlar, zamanla cilt yüzeyinde fark edilebilen komedonlara dönüşmektedir. Komedonların varlığı ve sayısı aknenin klinik şiddeti ile paraleldir. Daha sonra da papül, püstül, kist ve abse gelişebilmektedir.

Akne oluşumunun nedenleri nelerdir?

Aknenin gelişme süreci son derece komplekstir. Akne sadece bir neden değil birçok faktörün bir araya gelmesiyle ortaya çıkmaktadır.

  • Androjenik hormonların sebase bez (yağ bezi) üzerindeki etkileri,
  • Sebase bezlerin aktivitesi,
  • Pilosebase ünitesinin deriye açıldığı kanaldaki hücrelerin aşırı çoğalması,
  • Propionibacterium acnes bakterisi,
  • Deride inflamasyon (iltihaplanma),
  • Beslenme,
  • Yaşam şekli,
  • Genetik faktörler,
  • Çevresel koşullar,
  • İklim gibi birçok faktörlerin etkisiyle akne oluşmaktadır.

Ancak;

  • Sebase bez ve sebum yapımının artması,
  • Pilosebaseünityapısının deri yüzeyine açıldığı kanalı kaplayan keratinositlerin (keratin yapan epidermal hücreler) aşırı çoğalması,
  • Propionibacterium acnes bakterisinin rolü, iltihaplı akne oluşumunda ana faktörlerdir.

Akne oluşumunu etkileyen faktörler şunlardır:

  • Genetik: Annede veya babada akne olması, çocuklarda görülme sıklığını artırır.
  • Ultraviyole: Güneş ışınları sivilce oluşumunu olumlu veya olumsuz yönde etkileyebilir.
  • Terleme: Terlemeyle sivilceler yoğunlaşır.
  • Hormonlar: Adet düzensizliği ve hormonal bozukluklar sivilceleri yoğunlaştırır.
  • Kozmetik ürünler: Yanlış birçok kozmetik kullanımı, kozmetik salonlarındaki uygulamalar cildin bozulmasında önemli bir pay oluşturmaktadır.

Akne genellikle hangi cilt tiplerinde oluşur?

Deri yapısı akne oluşumunda önemli bir faktördür. Yapılan çalışmalarla, yağlı cilde sahip ve gözenekleri genişlemiş bireylerin akneye daha yatkın olduğu belirlenmiştir.

  • Genetik olarak ailesinde yağlı ciltli bireyler olan,
  • Sebum yapımının fazla olduğu,
  • Adölesan (ergenlik) dönemde akne problemi yaşayanlarda daha sık akne gelişmektedir.

Sağlıksız beslenme akne oluşumunda etkili midir?

Geçmiş zamanlarda beslenmenin aknede hiçbir rolünün olmadığını görüşü hâkimdi. Son yıllarda yapılan araştırmalar taze meyve ve sebzeler, yağsız proteinler, sağlıklı yağlar gibi düşük glisemik indeksli beslenmenin aknede düzelme sağlayabileceğini göstermiştir.

Batı tipi (yüksek karbonhidrat ve yağ içeriği) olarak tarif edilen günümüz beslenme alışkanlığı yüksek GI (Glisemik İndeks) içermektedir. Bu durum beslenme sonrası artan kan şekeri insülin seviyesinde hızla artışa dolayısıyla androjen ve IGF-1 artışına neden olmaktadır. Bu süreç akneyi oluşturan ve artıran etkenler anlamına gelmektedir. Bu nedenle yüksek GI endeksli hazır şekerli gıdalardan kaçınılmalıdır.

Beslenme sırasında antioksidanlar, poliansatüre yağlar, A vitamini, fiber içeren besinler, çinko, balık yağları, yüksek oranda omega 3 tüketimi ve Akdeniz tipi beslenme alışkanlığı akne tedavisinde yardımcı olacaktır.

Akne nasıl tedavi edilir?

Aknenin iz bırakmaması için tedaviye erken dönemde başlanmalıdır. Ancak genetik yatkınlık ve aknenin şiddetine bağlı iz kalabilme olasılığı her zaman vardır.

Dermatoloji uzmanının tedavi seçeneklerinde,

  • Aknenin şiddeti,
  • Tutulum yerleri,
  • İzin olup olmadığı,
  • Hastanın yaşı,
  • Deri tipi gibi faktörler etkilidir.

Bu faktörlere göre bir tedavi planı düzenlenir. Tedavi ortalama 3-6 ay sürebilir.Tedavi süreci boyunca kontrolleri aksatmamak tedavinin etkinliğini artıracaktır.

Akne tedavisinde cildin temizliği ve bakımı oldukça önemlidir. Deri bakımı ılık su ve deri pH’ına uygun temizleyici ürünler kullanılarak günde iki kez yapılmalıdır. Cildi kurutacak temizleme ürünleri kullanılmamalıdır.

Akne tedavisinde cilt temizliğinin amacı;

  • Derinin nazikçe temizlenmesi ve kullanılacak topikal tedavilere hazır hale getirilmesi,
  • Akne tedavilerine bağlı ortaya çıkan tahrişin azaltılması,
  • Temizleme ürünlerinin içeriğindeki aktif akne azaltıcı maddeler sayesinde mevcut medikal tedaviye yardımcı olunmasıdır.

Uygun kozmetolojik yaklaşım, hastanın tedaviye uyum ve güvenini artıracaktır.

Akneli ciltler, normal ciltlerden daha hassastır. Bu nedenle, her şeyden önce aşırı soyucu ve tahriş edici uygulamalardan kaçınmak gerekir.

Akneli cildi fırçalamak, kaşımak, sivilceleri sıkmak veya jiletle tıraş olmak yüzde kalıcı izler bırakabilir. Ayrıca antibakteriyel sabunlar etkisizdir ve deride tahriş yapabilir.

Akneli ciltlerin de neme ihtiyacı olduğu göz ardı edilmemelidir. Yağsız nemlendiriciler, akneli cildi sakinleştirir ve rahatlatır. Ancak nemlendirici, yüzü yıkadıktan sonra hemen sürülmemeli, bir süre beklenmelidir. Çünkü yeni yıkanan deri gerildiği için ihtiyacından fazla nemlendirici emebilir.

Akne tedavisi topikal yani haricen deriye sürülen ilaçlar ve sistemik ilaçlar olarak sınıflanabilir. Hafif akne olgularında topikal krem ve jeller yeterliyken orta şiddette olgularda sistemik antibiyotikler ve kremlerle kombinasyon yapılabilir. Şiddetli olgularda ve önceki tedavilerde düzelmeyen ve iz bırakma eğiliminde olan olgularda ise sistemik izotretinoin tedavisine başlanabilir.

Hangi durumlarda hormonal tedavi tercih edilir?

Hormon tedavisi;

  • Adet düzensizliği olanlarda,
  • Adet öncesi dönemlerde akne şikâyetleri artanlarda,
  • Çene ve boyun bölgesinde aknesi olan kişilerde,
  • Şikâyetleri 30’lu yaşlarda başlayan kadınlarda,
  • Polikistikover hastalarında,
  • Doğum kontrolü planlayanlarda,
  • Diğer tedavilere dirençli hastalarda tercih edilmektedir.

Akne lezyonlarının şiddetinden bağımsız olarak gelişen skarlar fiziksel görünümü bozar ve psikososyal durumu olumsuz yönde etkiler. Ne yazık ki hangi hastada skar gelişeceğini öngörmek mümkün değildir. Aknenin başlangıcıyla tedavisi arasındaki sure uzadıkça skar riski artar. Skarların tamamen yok edilmesi mümkün değildir. Bu yüzden erken dönemde tedavi,skarları engellemek açısından da oldukça önemlidir. Skar tedavisinde kullanılacak yöntemler şunlardır: 

  • Kimyasal soyma
  • İntralezyonel kortizon enjeksiyonu
  • Mikroiğnelerle “roller” uygulamaları
  • Mikroiğneli radyofrekans (altın iğne)
  • Dolgu ve otolog yağ enjeksiyonları
  • Dermabrazyon / Mikrodermabrazyon
  • Lazer uygulamaları

Akne oluşumunu önlemek için nelere dikkat edilmeli?

Akneye yatkın bireylerde ve ergenlik dönemi başlangıcında deri yağlanmasının fazla olduğu gençlerde uygun yüz temizliğine ve bakım kremlerine başvurulması önemlidir. “Akne ergenlik döneminin hastalığıdır, tedaviye gerek yok.” düşüncesi yerine, başlangıçtan itibaren takip edilerek ve şiddetine göre krem, jel kullanılarak akne, şiddetlenmeden ve iz bırakmadan tedavi edilmelidir. Ayrıca bazı ilaçlar da akneye neden olabilir. Bu nedenle akne şikâyetiyle dermatoloji uzmanına giden hastaların kullandıkları ilaç ve vitaminlerin isimlerini doktoruna bildirmeleri gerekmektedir. Akne bir deri hastalığıdır ve dolayısıyla uzun soluklu tedavi gerektirir.

Unutulmaması gerekenler:

  • Akne tedavi edilmezse iz kalma riski artar.
  • Kişinin evde yüzüyle oynaması, sıkması, kaşıması, iz kalma riskini artırır.
  • Akne bir deri hastalığıdır.Tedavisi dermatoloji uzmanlık alanına girer.
  • İlaç tedavisi kişiye özeldir. Her ilaç her hastada uygun olmayabilir. Bu nedenle dermatoloji uzmanı olmayan kişilerden ilaç tavsiyesi almak yanlıştır.
  • İlaçların belirli aralıklarla değiştirilerek kullanılması gerekmektedir. Akne tedavisinde düzenli kontrol ihmal edilmemelidir.

Sağlık Rehberi

Sağlık rehberimizden içerikler görüntüleyin.

Haber Bültenimize üye olun.

Periyodik olarak haber bültenimizi size ulaştıralım.

...

Nesilden nesile hayat bize GÜVEN diyor.


Güven Hastanesi hizmet standartları ile JCI tarafından akredite edilmiştir. JCI şikayet bildirimlerinizi buraya tıklayarak yapabilirsiniz.

Kişisel verilerin korunması ve işlenmesi politikalarına ilişkin aydınlatma metnimize buradan kişisel veri işleme envanteri ve kişisel verilerin korunması politikamıza ise buradan ulaşabilirsiniz.